FATMA GÜNEŞ
Görüntülenme: 961

FATMA GÜNEŞ

ANTALYA’NIN İLK KADIN TAKSİ ŞOFÖRÜ
Söyleşiyi Yapan: Feyza Özmen
Yer: Ayanoğlu Taksi Durağı
Tarih: 11.02.2016

Galeri

Söyleşi


Öncelikle bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Benim sizinle olan ayrı hikayemin özelliği sizi basından değil bizzat taksinize binerek tanımış olmak. Çok büyük bir heyecanla size Kadın Müzesi’nden bahsetmiştim. O zaman fikir aşamasındaydı. Şuan Antalya Kadın Müzesi hayata geçmiş durumda ve nihayet sizinle söyleşi yapabilecek durumdayız.

Nerelisiniz Fatoş Hanım?
Antalyalıyım, annem babam buralı.

Peki yaşınızı sormamda bir sakınca var mı?
Valla 70 varım.

Genç kızlık sürecinizi burada mı geçirdiniz?
Burada okula başladım ama İzmir’e gittiğimde beni almadılar okula, yalım tutmuyordu çünkü. Buradaki hocalarımız yazık olmasın dediler babama. Bir yıl okudum, okumadım burada. İzmir’e gittim, orada yuvaya verdiler beni.

Genç kızlık süreciniz nasıl geçti?
Genç kızlık sürecim benim hep çalışmakla geçti. O zamanlar Almanya’da çalıştım, 20 yıl kadar.

Almanya’ya nasıl gittiniz?
İşçi bulma kanalıyla. Biraz da ben dolaşmayı seven bir insanım. İşte orada da 20 yıl çalıştım, vakit buldukça gezilere gittim. İtalya’ya gittim, Venedik’e gittim, Berlin, Fransa. Bir kaç gün izin oldukça hep gezindim oralarda. Başka, Avusturya’ya gittim, Bulgaristan’a gittim, 20 gün Varna’da kaldım. Kıbrıs’a gittim, 1 hafta orada kaldım. Türkiye’nin çeşitli bölgelerini gezdim. Bu kadar.

Antalya gibi bir dünya kentinden çıkıp dünya insanı oldum diyorsunuz yani?
Gezdim yani hoşuma gidiyor.

Peki Almanya’da 20 yıl yaşadınız. O süre içerisine sığdırdığınız bir evlilik oldu mu?
Yok, o zamanlar böyle şeyler, erkeklerle konuşmak falan ayıptı. Ondan sonra, beni isteyenleri ben istemedim, olmadı yani bir türlü kısmet olmadı. Böyle işte hayatımız.

Almanya’da o yıllarda kadın olmak, yalnız bir kadın olmak zor muydu, Antalya ile kıyasladığınızda? Sonra Antalya’ya döndünüz, Antalya içinde soracağım aynısını ama Almanya’da hiç böyle bir zorlukla karşılaştınız mı?
Hiçbir zaman karşılaşmadım, çok güzel geçti. Biraz ağır şartlarda çalıştım ama güzel geçti.

Hangi işleri yaptınız orada?
Siemens’de çalıştım, SKF’de çalıştım, bu kadar.

Peki kaç yılında hangi sebeple Antalya’ya dönmeye karar verdiniz?
Valla biz zaten buraya gelip gidiyorduk. İzmir’de oturuyordum ama annem babam buralı, sülalenin hepsi burada. Yani 2 yılda, 3 yılda bir gelip ziyaret ediyorduk, tabi Antalya’yı da geziyorduk bu arada. Annem, babam devamlı Antalya’dan çok bahsederdi evde. Yani işte temelli yerleştim buraya.

Kaç yılında yerleştiniz?
88’de geldim. Ondan sonra ne iş yaparım diye düşündüm, boş durmayı sevmiyorum. Bir otelde yer buldum kendime. Ne yaparım, taksicilik yaparım dedim, en iyi meslek benim için o olur. Kendi bir iş yerim olsun diye düşündüm. İşte o gün bugündür, çalışıyorum.

Neden taksicilik yapma fikri size uygun geldi. Yani size tanıdık olan kısmı neydi?
Ben birkaç iş yaptım ama ortaklar yüzünden yürümedi.

Hangi sektörlerde iş yaptınız?
O zamanlar betamax ve kasetler meşhurdu, kiraya falan veriliyordu. İşte yani yürümedi. Tarafımdan değil, karşı taraf, ortağım iflas etti. Bizde bu arada tabi ayrıldık.

İş dünyasında herkesin tatma ihtimali olan sonlardan birisi, batmak yada çıkmak, kaba tabirle. Taksiciliği ilk nerede yapmaya başladınız ? 88 yılında başladınız değil mi? Sizden başka kadın taksicide yoktu o zaman?
88’de başladım, hayır yoktu, ilk başlayan benim.

İlksiniz, en güzel ayırt edici özelliği de bu. Kendi hayat mücadelenizi çeşitli coğrafyalarda kendiniz veriyor olmanızın yanı sıra. Nerede başladınız ilk?
Lara Beach, 4 yıldızlı bir otelde başladım. 8-9 yıl orada kaldım, ondan sonra kaleiçine geldim, Club Ally’e.

Birde gece işi, daha zor olmalı?
Evet zor, bir de Kaleiçi’nin o zamanki trafiğini düşünürsek. Ama hep güzel geçti ya, hep kalbur üstü insanlarla tanıştım.

Peki Fatoş Hanım, aklınıza gelen anılardan bir şeyler anlatabilir misiniz?
Valla işte gece hayatından, gece kulübünü düşünürsek. Öyle kötü sarhoşlar değil, hep tatlı sarhoşlar geliyordu. “Abi naber, napıyosun?” diyordu, bütün hayatını anlatıyordu sarhoş olduğu için. Ben de dinliyordum onları, ne yapayım.

Saçlarınızı hep kısa mıydı?
Bu kadar da kısa değildi ama böyle hoşuma gidiyor benim, ne bileyim.

Bunun altında kendinizi savunma iç güdüsü yatıyor olabilir mi, saçlarınızı kısa kullanmanın?
Hayır hayır, öyle bir şey yok.

Peki bir kadın taksi şoförü olarak, ilk olarak, Antalya’da yaşadığınız ya da karşılaştığınız herhangi bir zorluk oldu mu?
Valla Antalya beni çok iyi tanıyor. Herkes alkışlıyordu beni. Mesela bu Atatürk Caddesinden geçerken bütün talebeler, herkes beni alkışlıyordu, “Aaa bayan taksici” diyorlardı.

Taksiciliğin ilk kadın temsilcisi olarak size olumsuz bir yansımayla karşı karşıya gelmediniz?
Öyle gelmedim ama muhatapta olmadım öyle kişilerle. Arabama öyle kişiler bindiyse de ben muhatap olmadım. Gideceği yere kadar götürdüm, bıraktım, döndüm. Bazen para alamadık, bazen parası olmayana para verdik. Böyle geçti zamanımız.

Buradaki durakta kaç yıldır çalışıyorsunuz?
Burada ben 10 yıldır çalışıyorum, evim buraya çok yakın. Arkadaşlarım çok güzel, hepsi sayar ve sever beni.

Gençlere önerileriniz var mı?
Ben çağırıyorum hep, gelsinler taksicilik yapsınlar, çok güzel bir meslek. Hep hoş insanlar biniyor aracıma, güzel yani.

Son olarak Antalya Kadın Müzesi hakkındaki görüşlerinizi bizimle paylaşabilir misiniz?
Çok hoşuma gitti tabi ki, sizinle olmak isterim, değişik bir şey. Valla ben sizi kutluyorum. İnşallah daha çok güzel şeyler yaparsınız. İnşallah iler ki yıllarda da karşılaşırız.

 
FATMA GÜNEŞ